Vaaz
Ramazan Ayının Fazileti
Kuran okumak ibadettir. Hz. Peygamber Efendimiz’in müjdesiyle okuyan için her bir harfine on kat sevap verilecektir. Bu husus şöyle bildirilmektedir:
Kuran okumak ibadettir. Hz. Peygamber Efendimiz’in müjdesiyle okuyan için her bir harfine on kat sevap verilecektir. Bu husus şöyle bildirilmektedir:
منْ قرأَ حرْفاً مِنْ كتاب اللَّهِ فلَهُ حسنَةٌ، والحسنَةُ بِعشرِ أَمثَالِهَا لا أَقول: الم حَرفٌ، وَلكِن: أَلِفٌ حرْفٌ، ولامٌ حرْفٌ، ومِيَمٌ حرْفٌ
“Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır. Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.” Kuran okumak şefaattir. Alemlere Rahmet olarak gelen Hz. Fahri Kâinat şöyle buyurmaktadır.
اقْرَؤُا القُرْآنَ فإِنَّهُ يَأْتي يَوْم القيامةِ شَفِيعاً لأصْحابِهِ
“Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir”
Değerli Müslümanlar,
Değerli kardeşlerim, bugün sizlerle Ramazan’ın manevi atmosferinde, birlik ve beraberliğin önemine değinmek istiyorum. Gönüllerimizin sarsıldığı, yüreklerimizin bir araya geldiği bu mübarek ayda, dayanışma ve paylaşmanın önemine değinerek, hepimizin bu değerler üzerine düşünmesini diliyorum.
Birlik ve beraberlik, güçlü bir toplumun temelini oluşturur. Aynı acılara göğüs gerip, aynı umutları paylaşan insanlar olarak, niyetlerimizi, dualarımızı ve sevinçlerimizi bir araya getirerek, kenetlenmeliyiz. Ramazan, bu anlamda bize fırsat sunar. İslam’ın harcıyla bağlanarak, sımsıkı ve sapasağlam bir toplum oluşturmalıyız.
Ramazan, dayanışma zamanıdır. Bu mübarek ayda, darda kalmış herkese el uzatmalıyız. Zekatla arınmalı, sadakayla sadakati kuşanmalıyız. Fitrelerle bir kimsenin yüreğine dokunarak, bir yetime yuva, bir yaraya merhem olmalıyız. Unutmayalım ki, malın ve kazancın azalmaz; paylaştıkça çoğalır. Küçücük bir yardımın bile, başkalarının sevinç ve dualarına vesile olabilir.
Ramazan, aynı zamanda oruç tutma ve oruca tutunma zamanıdır. İyilikle iyileşmeli, el ele dayanışma içinde olmalıyız. Rabbimize kulak verip, O’nun kelamını can kulağıyla dinlemeliyiz. Allah yolunda sevdiğimiz şeylerden infak etmedikçe, iyiliğe eremeyiz.
11 ayın sultanı Ramazan, şifa ve rahmetle yeryüzünü sarıp sarmalayacak. Ruhlarımız ferahlayacak sabır yağmurlarında ve her zorluğun ardından gelen kolaylığın müjdesiyle, sıkıntıların gecesi bir seherle son bulacak. Ağaracak bir bayram sabahı ve dudaklarımızda yalnızca bir bayramın tebessümü ve tekbirleri kalacak.
Değerli kardeşlerim, bu mübarek Ramazan mevsiminde, hep birlikte dayanışma vakti, oruç tutma ve oruca tutunma vaktini idrak edelim. Ey vakitlerin en güzeli, bizleri sımsıkı tut ve kalplerimizi bırakma diyerek dua edelim. Ramazan misafirdir, razı edip yolcu edelim ve geleni razı et ki, gönderen razı olsun anlayışını taşıyalım.
Rabbim, bu Ramazan ayında birliğimizi, beraberliğimizi ve dayanışma ruhumuzu güçlendir. Bizleri birbirimize destek olmaya ve iyilik yolunda yarışmaya teşvik et. Âmin.
مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِساباً، غُفِرَ لَهُ ما تَقَدَّمَ مِنْ ذنْبِهِ
“Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” Bu müjdeye nail olmanın en önemli yolu içerisinde bulunmuş olduğumuz ayın faziletini kavramak olacaktır.
Mübarek Ramazan ayına erişmiş bulunmaktayız; bu ay, Sevgili Peygamberimizin müjdelediği müstesna zaman dilimidir. Her gün bu müjdeyi hatırlamanın ve tefekkür etmenin önemini vurgulamak gerekir. Akşam üzeri, şu hadis-i şerifi yinelemek ve üzerinde düşünmek hepimize fayda sağlar: “Kim, faziletine iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” Bu müjdeyi elde etmenin en önemli yolu, içinde bulunduğumuz ayın faziletini bütünüyle kavramaktır.
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Kuran; Bize Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.
Kalp kırıklıklarının ilacı, Rabbimizin rahmetine sığınmaktır. Karanlık gecenin ardında aydınlık bir sabah vardır. Sıkıntıya göğüs geren, ferahlığa kavuşur. Her yağmur sonrası güneş doğar.
Oruç sabrın anahtarıdır. Ramazan, ruhun susuzluğunu gideren rahmet yağmuru gibidir. Ramazan ayı, bedenlerimizin oruçlarla arınacağı, zekat ve sadakalarla malımızın temizleneceği, şeytanların kötü etkilerinin uzaklaştığı, nefislerimizin açlıkla terbiye edildiği ve huzura kavuştuğumuz mübarek bir zaman dilimidir. Bu ayda, maddi ve manevi hayatımızda pek çok güzellikler tecrübe ederiz. Ramazan, ibadet hayatımızda oruçlarımızla, beş vakit namaz ve teravih namazlarımızla, okuyacağımız Kur’an-ı Kerim ile manevi yönden pek çok güzellikler elde edeceğimiz feyizli bir aydır.
Ramazan ayı, gönüllerin aydınlandığı, manevi iklimin en güzel şekilde yaşandığı ve insanların birbirine daha yakınlaştığı müstesna bir zaman dilimidir. Bu kutsal ayda, oruç tutarak bedenlerimizi ve nefislerimizi terbiye eder, sabrı öğrenir ve şükranla dolu oluruz. Ramazan, rahmet ve bereketin kucağında, zekat ve sadakalarla yardımlaşmayı öğretirken, aynı zamanda bizleri daha fazla ibadet ve dua ile Yüce Rabbimize yakınlaştırır.
Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı bu ay, gönüllerimize şifa ve hidayet kaynağı olan ilahi kelamlarla süslenir. Teravih namazlarıyla geceleri ihya eder, tevbe ve istiğfarlarla günahlarımızdan arınmaya çalışırız. Ramazan ayı, içinde bulunduğumuz dünyevi kaygılardan bir nebze uzaklaşıp, manevi huzur ve dinginlikle dolu anlar yaşamanın mümkün olduğu kıymetli bir dönemdir.
Ramazan ayında, iftar sofralarında aileler ve dostlar bir araya gelir, aynı nimetleri paylaşarak kardeşlik, dayanışma ve hoşgörü ruhunu pekiştirir. İslam dünyasının her köşesinde, bu mübarek ayın bereketini ve güzelliklerini yaşayan milyonlarca insan, bu vesileyle birbirine daha sıkı bağlarla kenetlenir. Kısacası, Ramazan ayı; sevgi, hoşgörü ve birlik içinde geçirilen, manevi huzurun zirveye çıktığı, muhteşem bir aydır.
Kur’an, Ramazan ayında indirilmiştir ve bu nedenle Ramazan, Kur’an ayıdır. Bu ayda, Peygamber Efendimiz ve Cebrail bir araya gelerek Kur’an-ı Kerim’i gözden geçirirlerdi. Dolayısıyla bizler de Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim ile daha sıkı ilişki kurarak, onun hakikatlerine daha fazla yönelmeliyiz. Kur’an okuyarak, anlayarak ve üzerinde düşünerek, onunla olan bağımızı güçlendirmeliyiz. Bu süreçte, hem kendi yaşantımıza uygun olan ayetleri özümsemeli, hem de çevremizdekilere tebliğ etmeye çalışmalıyız.
Ramazan ayı, aynı zamanda kardeşlik ve dayanışma duygularının arttığı bir zamandır. Oruç tutarak, açlığın ve yoksulluğun ne olduğunu daha iyi anlayarak, bu durumdaki insanlara daha fazla yardım etmeye çalışmalıyız. Zekat ve fitre gibi sosyal yardımlar, toplumda ekonomik adaletin sağlanmasına katkıda bulunur ve fakirlerin durumunu iyileştirir. Ayrıca, iftar ve sahur sofralarında, aile bireyleri ve komşularla bir araya gelerek, kaynaşma ve kardeşlik duygularını pekiştirmeliyiz.
Ramazan ayı boyunca, iç dünyamızı gözden geçirip, nefsimizi terbiye etmeye çalışmalıyız. Nefsin kötü sıfatlarını ve alışkanlıklarını terk etmek, sabır ve tevekkül gibi güzel ahlaki değerleri benimsemek için bu ayı fırsat bilmeliyiz. Rabbimize yakınlaşmak, günahlarımızdan arınmak ve kulluk görevlerimizi yerine getirmek için Ramazan ayını en iyi şekilde değerlendirmeye gayret göstermeliyiz.
Ramazan ve Sabır:
“Sabır, acı veren bir ilaçtır ama sonuçta iyileşmeye yardımcı olur.” - Ovidius
“Sabır, kendimize ve diğer insanlara yardım etmek için bir meziyettir.” - Sam Harris
“Sabır, çözülemeyecek hiçbir problem olmadığını hatırlamamıza yardımcı olur.” - Auliq Ice
“Sabır, herkesin elde edemeyeceği bir hazinedir.” - İmam Ali
“Sabır, ruhu güçlendirir ve zihni olgunlaştırır.” - İmam Ali
“Sabır, her acı ve sıkıntı karşısında insanın kendini kontrol etmesine yardımcı olur.” - Leo Tolstoy
“Sabır, umutsuzluğun büyümesini engeller ve umudun yeşermesine yardımcı olur.” - Vauvenargues
Ramazan ayı oruç ayıdır. Oruç madden ve manen kişiyi olgunluğu eriştiren kemale ulaştıran bir ibadettir. Oruç ibadeti için Rabbimiz bizlere şu ayeti indirmiştir.
Ramazan ayı bizler için bir mağfiret bir rahmet ayıdır. Ramazan ayı geldiği zaman içimiz muhabbetle dolmakta, yüzlerimiz gülmekte, yardımlaşma duygularımız kabarmakta ve aramızda olan kırgınlıklar, küsler bitmektedir. Ayrıca bu ayda sabrımız üst seviyelere çıkmakta ve bu ayda oruçlu olduğumuz aklımızda olması sebebiyle kötü söz ve davranışlara gitmemekteyiz. Çünkü Oruç, sadece iştah ve şehveti dizginlemek değildir, ayrıca ağzını ve dilini kötü ve çirkin söz söylemekten korumaktır. Sevgili Peygamberimizde bu hususa şöyle işaret etmektedir. “Oruç tutan öyle insanlar vardır ki, kârları sadece açlık ve susuzluk çekmektir”
Ramazan ayı için araştırma yapan her bir kardeşimiz ayrı güzelliklere ulaşabilir. Bizim ulaştığımız ve sizlerle paylaşabileceğimiz hususlar şunlardır.
- Ramazan ayı Faziletine inanılarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek oruç tutulduğu zaman geçmiş günahların bağışlandığı aydır.
- Ramazan ayı “Cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların bağlandığı” bir aydır.
- Ramazan ayı cömertliğimizin en üst seviyeye çıktığı bir aydır. Bu ayda zekatların verilmesiyle, fıtır sadakalarının aktarılmasıyla fakirler ihtiyaçlarını giderebilmekte, zenginler ise Rablerinin kendilerine vermiş olduğu malvarlığını en doğru şekilde kullanmış olmaktadırlar.
Cömertlik, insanın içinde bulunan en değerli erdemlerden biridir. İnsanlık tarihi boyunca peygamberler, düşünürler ve bilgeler, cömertliğin önemini vurgulamış ve bu değeri yaşamın merkezine koymuşlardır. Cömertlik, bolluk ve bereketle dolu bir kalbin dışa yansımasıdır; paylaşmak, yardımlaşmak ve başkalarının dertleriyle hemhal olmak, insanın manevi büyüklüğünün göstergesidir.
Cömertlik sadece malı ve maddiyatı paylaşmakla sınırlı değildir, aynı zamanda zaman, ilgi ve sevgiyi de başkalarıyla paylaşmaktır. Bu değerli erdem, insanın içinde bulunduğu topluma katkı sağlaması ve etrafındaki insanların hayatlarını güzelleştirmesi açısından önemlidir. Cömertlik aynı zamanda, insanın kendisiyle barışık olmasının ve yaşamın anlamını keşfetmesinin bir yansımasıdır.
Vaazımızda cömertliği vurgularken, Yüce Allah’ın bize sunduğu nimetlere şükretmek ve bu nimetleri başkalarıyla paylaşmak suretiyle, O’nun rızasını kazanmaya çalışmalıyız. Hz. Muhammed’in (SAV) örnek yaşamında, cömertlik ve yardımseverlik her daim ön plandadır. Bu mübarek Ramazan ayında, cömertliği yaşayarak ve başkalarının ihtiyaçlarını gözeterek hem kendimize hem de topluma karşı sorumluluklarımızı yerine getirerek, manevi huzur ve bereketi elde edebiliriz.
- Ramazan ayı verilen iftarlarla, dağıtılan kumanyalarla, zengin ve fakirin kaynaştığı, bu vesile ile birlik ve beraberliğimizin en güzel noktaya ulaştığı bir aydır.
- Ramazan ayı okumuş olduğumuz Kuran’la, tuttuğumuz oruçla, içerisinde kılmış olduğumuz teravihlerle ibadet hayatımızı güzelleştirdiğimiz bir aydır.
- Ramazan hayatımızın iyi yönde değiştiği ve geliştiği bir aydır.
- Ramazan ayında tutulan oruçlar ile “Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez.” Hadis-i Şerifin müjdesine nail olmak vardır. Yine bu ayda “Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir.” Sırrına mahzar olma lütfü vardır.
- Ramazan ayı şehvetimizin kırılmasına bir sebeptir. Çünkü bu ayda şeytanlar bağlanmakta, nefsimiz ise açlıkla terbiye olmaktadır. Nefis ise aç kaldığı müddetçe fuhşiyatı arzulamamaktadır. Bu ayda elde ettiğimiz bu güzel haslet elbette huzurumuzu sağlamada çok büyük bir destek olmaktadır.
- Dünya ahiretin tarlasıdır. Bu tarlanın en güzel mahsulü ise Ramazan ayında alınmaktadır. Ramazan ayında yapılan bütün iyiliklere verilen sevaplar diğer zamanlarınkine göre iki kattır. Bu ayda ahirete göndereceğimiz çok mahsulümüz bulunmaktadır.
- Ramazan ayı maddi ve manevi bakım ayımızdır. Bu ayla elde ettiğimiz değerleri koruyabilirsek bu değerleri bir yıllık yaşantımıza nihayetinde hayatımızın tamamına aktarabiliriz.
- Ramazan Sabır ayıdır. Sabrın öğretildiği benliğimize aktarıldığı bir aydır. Bu ayda nefsimizin istemiş olduğu şeylere dizgin çekmemiz sabrı bize öğretmektedir.
- Ramazan ayı ilah-i rızayı kazanma ayıdır. Allah’ın bizler için helal kılmış olduğu yeme, içmeyi sadece O’nun rızasını kazanmak için terk etmek inşallah Rabbimizin rahmet ve mağfiretine irmemize vesile olacaktır. Kutsi bir hadiste Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır.
قال اللَّه عَزَّ وجلَّ: كُلُّ عملِ ابْنِ آدم لهُ إِلاَّ الصِّيام، فَإِنَّهُ لي وأَنَا أَجْزِي بِهِ
Aziz ve celîl olan Allah “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” buyurmuştur.
- Ramazan ayı anlayış ayıdır. Bu ayda fakirlerin ne durumda olduklarını çok iyi anlamaktayız. Açlığın insana verdiği sıkıntıyı özellikle bu günlerde daha iyi anlamaktayız. Bu anlayışla etrafımızda yoksulluğa düşmüş ve bu sıkıntı ile biçare olmuş kardeşlerimize yardım etmeliyiz.
Son olarak, Ramazan ayının bereketini, rahmetini ve mağfiretini her an hatırda tutarak, bu mübarek gün ve gecelerde dualarımızı artırarak, sevdiklerimizle birlikte bu ayı en güzel şekilde yaşamaya gayret etmeliyiz. Allah’a sığınarak, O’nun rızasını kazanmaya çalışarak, bu Ramazan ayından huzur ve mutlulukla çıkmayı dilerim. Rabbimiz, oruçlarımızı, ibadetlerimizi ve dualarımızı kabul etsin, bu ayın bereketinden istifade etmemize yardımcı olsun. Amin.
Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun!