Vaaz
Müminlerin Birbirleri Üzerindeki Hakları
Kâinatı yoktan var eden ve bizlere rahmetiyle, sevgisiyle ve şefkatiyle muamele eden Yüce Mevla’mıza bizlere bahşetmiş olduğu bütün nimetlerinden dolayı sonsuz hamd…
Kâinatı yoktan var eden ve bizlere rahmetiyle, sevgisiyle ve şefkatiyle muamele eden Yüce Mevla’mıza bizlere bahşetmiş olduğu bütün nimetlerinden dolayı sonsuz hamd ü senalar olsun.
İnsanlığın iftihar tablosu, hayat rehberi, efendiler efendisi ve sevgililer sevgilisi olan Peygamber’imiz Hz. Muhammed’e, ailesine ve ashabına binlerce salat ü selam olsun.
Yüce Mevla’mız bizleri kendisine kul, Habib’ine de samimi manada ümmet olabilenlerden eylesin. Kalbimizdeki imanımızı son nefesimize kadar bizlerle birlikte daim ve kaim eylesin. İmanımızın bize emrettiği ibadet ve kullukları yapabilmeyi ve neticesinde rızasını kazanmış bir şekilde yaşayıp o hal üzere ölebilmeyi cümlemize nasip eylesin. Çocuklarımıza ve muhtemel gelecek nesillerimize de imanı, emir ve yasaklarını, yüce dinimizin edep, ahlak ve terbiyesini aktarabilmeyi ve öğretebilmeyi bizlere ve tüm İslam alemindeki kardeşlerimize nasip eylesin.
Muhterem Müslümanlar;
Aynı dini inancı, aynı duyguları ve aynı toplumu paylaşan müminlerin birbirleri üzerinde doğal olarak haklar olacaktır. İnsan ferdi değil toplumsal bir varlıktır. Toplum halinde yaşamak o bölgede yaşayan bireyler arasında hak ve hukuk meselelerinin meydana gelmesine sebebiyet vermektedir. Hak ve hukukun gözetilmesinde toplumlara örnek olacak insanların başında da Müslümanlar olmalıdır. İslam ve Müslümanların olduğu toplumsal alanlarda karşılıklı olarak haklar en hassas bir şekilde gözetilmelidir.
Müminler Birbirinin Samimi Kardeşi Olmalıdır
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Hucurat 10)
HADİS;
الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ، لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ، وَمَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ، وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرُبَاتِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ}
[Müslüman Müslümanın kardeşidir ona zulmetmez; onu düşmana teslim etmez. Kim bir Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamette onun bir sıkıntısını giderir. Kim de bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da kıyamette onun bir ayıbını örter.[Buhârî, Mezâlim 3]
Müminler Birbirlerini Allah İçin Sevmelidirler
HADİS;
لا يُؤْمِنُ أَحدُكُمْ حتَّى يُحِبَّ لأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
“Kendisi için istediğini mümin kardeşi için istemeyen iman etmiş olmaz” (Buhârî, Îmân 7)
HADİS;
مثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وتَرَاحُمِهِمْ وتَعاطُفِهِمْ، مَثَلُ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَداعَى لهُ سائِرُ الْجسدِ بالسهَرِ والْحُمَّى
“Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buhârî, Edeb 27)
Müminler Birbirlerine Kötü Duygular Beslememelidirler
HADİS;
لا تَباغَضُوا، ولا تحاسدُوا، ولاَ تَدابَرُوا، ولا تَقَاطعُوا، وَكُونُوا عِبادَ اللَّهِ إخواناً، ولا يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يهْجُرَ أخَاه فَوقَ ثلاثٍ
“Birbirinize kin tutmayınız, haset etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslüman’ın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir.” ( Riyazü’s-salihin, Hadis No:1571)
Müminler Birbirlerine İyilikte Yardım Etmelidir
وَتَعَاوَنُواْ عَلَى الْبرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ تَعَاوَنُواْ عَلَى الإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ…
“İyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası çetindir.” (Maide 2)
Müminler Birbirlerine Hayrı Tavsiye Etmelidirler
وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَيُطِيعُونَ اللّهَ وَرَسُولَهُ أُوْلَئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّهُ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir; iyiyi emreder kötülükten alı korlar, namaz kılarlar, zekât verirler, Allah’a ve Peygamberine itaat ederler. İşte Allah bunlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.” (Tevbe 71)
ASR 1,2,3;
وَالْعَصْرِ
إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْر
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
-
Asra Andolsun,
-
Gerçekten insan ziyandadır.
-
Ancak iman edip Salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.
Müminler Birbirlerini Aldatmamalıdırlar
Müslümanlar alışveriş ve ticaretlerinde karşılıklı olarak birbirlerinin hak ve hukuklarına riayet etmeli, aldatma yoluna asla tenezzül etmemelidirler.
RAHMAN 9;
وَأَقِيمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ
“Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.”
وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
الَّذِينَ إِذَا اكْتَالُواْ عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
أَلَا يَظُنُّ أُولَئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar. Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
Müslümanın Müslüman Üzerindeki Hakkı Beştir Hadisi
وعن أَبي هريرة رضي اللَّه عنه أَنَّ رسول الَّه صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قال:
«حقُّ الْمُسْلمِِ عَلَى الْمُسْلِمِ خمسٌ: رَدُّ السَّلامِ، وَعِيَادَةُ الْمرِيضَ، واتِّبَاعُ الْجنَائِزِ، وإِجابة الدَّعوةِ، وتَشمِيت العْاطِسِ»
Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selam almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeye iştirak etmek, davete icabet etmek, aksıran kimseye yerhamukallah demek.” (Buhari, Cenaiz 2)
Sonuç
Dünyada yaşarken müminlerin birbirlerine karşı hatta inansın inanmasın bütün insanlara karşı sorumlulukları vardır. Kuran ve sünnet bu sorumlulukların çerçevesini detaylı olarak çizmiştir. Bizlere düşen vazife bu sorumluluğu hissedip ona göre amel edebilmektir.
Rabbim hakkıyla salih ameller işlemeyi nasip eylesin.